11 Haziran 2015

Wroclaw gezisinden geriye kalanlar


Bir anda verilmiş bir kararla geçen hafta sonu Wroclaw'a gittik.  3 gün boyunca doya doya gezdik. İşin en güzel yanı ise 2 gün boyunca harika bir hava bizimleydi. Ben şortla gezmeyi başardıysam kesinlikle çok sıcaktır ortalık. Çünkü bitmek tükenmek bilmeyen bir üşüme problemim var. Azıcık esinti olduğu anda  buz kesiyorum.
3,5 saat süren rahat bir tren yolculuğunun sonunda ulaştık. Herkes Wroclaw'ın da çok güzel bir şehir olduğunu söylüyordu. Evet gerçekten güzel bir şehir. Rengarenk evlerine bayıldım. Mimari olarak (o küçücük pencereler , daracık binalar ) bana Amsterdam'ı anımsattı. Fakat bana sorarsanız Krakow'da yaşamayı tercih ederim. Bunun nedenlerini sıralayacak olursam;

1- Wroclaw çok yeşilliği olan bir yer olmasına rağmen Krakow gibi düzenli parklara sahip  değil. Krakow'da parka gitmek için özle bir çaba göstermenize gerek yok. Rynek meydanının etrafı bile çok şirin bir yeşilliğe sahip. 
2- Wroclaw'da bisiklet sadece ulaşım aracı olarak kullanılıyor. Bisikletimi alıp nehir boyunca sürerim derseniz büyük bir hayal kırıklığı sizi bekliyor. Çünkü Krakow gibi nehir kenarında yürüyecek ve bisiklet sürecek bir alanları yok.
3- Trafik konusunda biraz daha kötüler. Belki de bizim gittiğimiz zaman dilimine has bir kalabalıktı. Onun için tam olarak yoğun bir trafikleri var demek de haksızlık olur.

Bunların dışında oldukça yerli turistin olduğunu gözlemledim. Gitmeden okuduğum bloglarda İzmir'in kardeş şehri dediklerini duymuştum. Sanırım Polonyalılarda orayı tatil beldesi olarak kullanıyorlar.

Bu kez bir farklılık yapıp otel odası yerine ev tuttuk :) Bu güzel deneyim sonrası şunu söyleyebilirim. Kısa tatiller için kesinlikle otelden daha iyi. 7-8 günlük tatiller için pek ideal değil :)  Bu süre zarfında evi temizlemek gibi bir sorun baş gösterebilir :) :)

Wroclaw cüce heykelleri ile ünlenmiş fakat bence enterasan bir yanı da gotik dönemleri andıran bir çok kiliseye sahip olması. Hepsi oldukça ürkütücüydü benim için :) Kiliseleri bambaşka dünyanın kapılarını açıyor size. Görmeye alışık olduğumuz süslü katolik kiliselerinden çok uzak bir mimariye ve dizayna sahip hepsi. İçinde bir çok heykel var. Hepsinde heykel var demeyin. Buradaki heykeller, bakışları korkunç olan melek çocuk heykelleri ve kuru kafalardan oluşuyor.  Kiliselerin kuleleri şehre yukarıdan bakabilmek için hakla hizmet veriyor. Biz 2 kuleye çıktık.

Bize yemek konusunda eşlik eden yerler genellikle İtalyan restoranları oldu. Yediğim yerler ile ayrı bir yazı yazmayı düşünüyorum. İleride tatil planı olanlar için belki yol gösterici olabilir. 

En eğleceli yanı belkide sokaklarda gizlenen cüce heykelleri ile karşılaşmaktı. Her gördüğümde, yüzümde tebessüm uyandıran o minicik adamları çok sevdim. Hepsinin de fotoğrafını çektim. Onlar içinde bol resimli bir yazı yazacağım. 

Şimdilik benden bu kadar. Bende bıraktığı izleminleri genel olarak paylaştım. Yeni yazılar ile Wroclaw fotoğrafları için beni takip etmeye devam edin.
Sevgiler...




Paylaş:

0 yorum :

Yorum Gönder

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.