15 Haziran 2015

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.



Pazar günü  güneşten nasibimi almak için hazırlanırken ding dong kapımız çaldı.
Biz de yine 3-4 saniye süren kısa bir "sen bak, hayır hayır sen bak" tartışmasının kazanarak, kapıyı bizimkine açtırmayı başardım.
Kapıda sarışın, 40 yaşlarında bir bayan belirdi.
Yüzünde tatlı bir gülümseme ile başladı lehçe derdini anlatmaya.
Ama güzel bayan bi bak bize, bizde hiç lehçe bilir bir tip var mı?
Ne anlatmaya çalıştığını anlamadan duran bizi en sonunda anlayarak,
Ohhh lehçe bilmiyorsunuz dedi.
Demesiyle derdini ingilizce anlatmaya başlaması bir oldu.
Yan komşumuz oluyormuş kendisi.
Yeni taşınmışlar.
Bir iş için uzatma kablosuna ihtiyacları varmış.
Biz de komşuluk görevimizi yerine getirmek üzere evimizdeki uzatma kablosunu yeni komşumuzla paylaştık.
Sonra mutlu olduk. Buralarda da komşuluk varmış.
Bir sabah türk kahvesini alıp kapısını çalsam mı diye düşünmüyor değilim.

Paylaş:
Yer: Kraków, Polonya

6 yorum :

  1. Türk misafirperverliğini göstermek lazım tabii:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şeytan dürtmüyor değil. Fakat elektrikli ocakta kahve pişirme denemelerim pek başarı ile gerçekleşmiyor. O sorunu çözünce neden olmasın:)

      Sil
  2. Elimizi verdik kolumuzu alamiyoruz moduna girmesin sakin!!! :))
    Buradakiler genelde oyle de. Sen yinede bir iki konusma yapmadan uyma seytanin durtmelerine:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama bi bilsen nasılda bi insana ihtiyacım var :) Bunlar genelde hep kendi yağlarında kavrulan tipler , tabi bilemedim şimdi dur ben bi daha oturup etraflıca düşüneyim. Sonra şeytanı çağırırım yeniden. Gel dürt diye :)

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. Kahveyi kapıp gitmeyi mi ? Biraz daha düşünmeyi mi ? :):)

      Sil

*Bloglar yorumla beslenir. Yorumlarınızı eksik etmeyin.
*Lütfen yalnızca yazı ile ilgili yorumlar yazın. Link bırakıp kaçmayın.
*Yazının konusu dışında sormak veya iletmek istediğiniz bir şey varsa İletişim formunu kullanın.
Sevgiler.