29 Nisan 2015

Basit yaşayacaksın



Bütün hayatımı kaplayan bir dinginliğin ortasındayım. Bazen çok mutlu hissediyorum kendimi. Olabildiğince özgür olduğumu zannediyorum. Havada uçan kuşlar gibi. Ne zaman kısıtlamam var, ne de saçma sapan sorumluluklarım. Bu hissiyat içinde bir ömür kalmayı o kadar çok istiyorum ki.

Ben yaz çocuğuyum. Bundan dolayıdır yazın geldiği günleri çok severim. Ağaçların koca bir kışı çırılçıplak geçirip, yeniden giysilerini giymelerini hayranlıkla izlerim. Her yerde farklı bir ambiyansı vardır baharın. Bu sene Krakow'da ki ağaçlar bana huzur veriyor. Üstündeki rengarenk çiçekten taçlarıyla gökyüzünün maviliğine uzanan ağaçlar, gözlerimi kamaştırmaya yetiyor. Çantamda dergim, suyum ve elmam, aklımda farklı düşünceler içerisinde her gün kendimi parklarda buluyorum. Sonra aklıma Yalçın Ergir'in harika dizeleri geliyor.

Basit Yaşayacaksın.

Basit yaşayacaksın. Basit
Mesela susayınca su içecek kadar basit...
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi... 
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin
'seni seviyorum' gibi. 
Basit bir öpücük yetecek sana...
Basit, sıcak bir öpücük;
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin,
tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını. 
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın, hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın. 
İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman,
ve yola çıkman arasında geçen süre;
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman ve
yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini. 
Beklentilerin de basit olacak:
Kaf Dağı'nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana en ucuz
aşk romanını. 
Pankreasının sağlığına dua edeceksin
kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını
bilemediğin sofrada,
parmakların en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık
denklemleri.
İskender'in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda doğru basılmış bir 'fa diyez'in
mutluluğunu. 
Makyajı ilk 'a' sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün.
'Bilmiyorum' diyebileceksin bilmediğinde ve
Çok normal olacak 'onu da' bilemeyişin. 
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir 'istemiyorum' diyebilmeye,
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek,
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın,
Küçük bir not defteri olacak 'bilgini' en hızlı 'sayan'. 
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi
basit...
Paylaş:

23 Nisan 2015

23 Nisan kutlu mu olsun?


Biz çok şanslı bir çocukluk geçirdik diyebilir. Şimdiki çocuklar evden dışarı çıkmıyor. Ellerinde tabletleri var. Arkadaşları ile oyunlarını paylaşmanın keyfine varamıyorlar. Oyun oynamadıkları için hayal güçleri ve sosyal ilişkileri gelişmiyor. Tek tip, robot gibi büyümeye devam ediyorlar.

Bırakın çocuklarınızı parklarda koştursunlar. Uçurtmalarını uçurtsunlar. Diğer çocuklar ile evcilik oynasınlar. Elleri toprağa değsin. Baharın gelişini yapraklara dokunarak kutlasınlar.

Zaten ömürlerinin bir dönemini para kazanmak için saçma sapan yerlerde ,mesai saatini doldurarak geçirecekler. Şimdi en özgür oldukları zaman. Bugün değil her gün onlara bayram olsun.

Paylaş:

Ingilizce ile aramızdakiler


Geçen seneden beri ne çektim şu ingilizceden.
  
Dilek: Yasemin kurs bulma işi senin. Kurs bul ve artık şu ingilizce kursuna başlayalım.
Yasemin : Ama ben yapamam ki.. İngilizceden nefret ediyorum. 
Dilek : Sen mi yapamayacaksın ? Şakacı.
Yasemin: Yaaa ben nasıl giderim kursa. Çok utanıyorum. Konuşamam rezil oluruz oralarda.
Dilek : Sanki gelenlerin hepsi şakır şakır konuşacak mı sanıyorsun kuzucum. Bak göreceksin başlayınca herşey yoluna girecek. Bir bakacaksın ki öğrenmişsin. Tek yapman gereken bize bir kurs bulmak ;)
Yasemin: Ooofff tamam bulacağım. 

Dedim ve bu konuşmaların ardından biz kursa başladık. 
Sekiz saat çalışmanın üstüne gidip kursta ders dinlemeler, eve geldikten sonra gece yarılarına kadar ödev yapmalar, öğle paydosundan fedakarlık edip harıl harıl ders çalışmalar.  Şimdi hepsi geride kaldı. Dilek ile çok güzel ve programlı çalıştık. Onun da desteği ile bir çok şey öğrendim. Yeniden öğrenci olmanın zevkini çıkardım. 

Çok çalıştığım günlerin meyvesini de şimdi toplama vakti. Çok eksiğim olmasına rağmen, bir yıl içinde geldiğim noktadan memnunum. Aaa bir baktım ki ben ingilizce öğrenebiliyormuşum:).  Şimdi işin en zor kısmı beni bekliyor. Konuşmaya çalışıyorum. Kafamda kurduğum cümlelerden oldukça memnunum :) Bir atlatabilsem şu utanma mevzusunu herşey süper olacak.  
Bunun içinde zamana ihtiyacım var. İşin en güzel tarafı da harcaya harcaya bitiremedim bir zamanım var :):) 

Paylaş:

15 Nisan 2015

Endomondo ile yürüyüş


Endomondo adlı programı dün telefonuma yükledim.  Programın bir çok özelliği var. İstediğiniz antremanları seçebiliyorsunuz. Seçtiğiniz antremana göre bir çok bilgi içeriyor. Beni şuan ilgilendiren yürüyüş programı. Programa kayıt olduktan sonra , kalori hesaplaması için yaş, boy, kilo bilgilerini girmenizi istiyor. Yürümeye başlarken programı aktif hale getiriyorsunuz. Gerisini kendi yapıyor zaten. Bitirdiğinizde , zamanı ,  yürüdüğünüz mesafeyi ,  yaktığınız kaloriyi , temponuzu ve hidrasyon bilgileriniz sizinle paylaşıyor.

Ben sevdim bu programı. Eğer yaptığınız egzersizleri kayıt altında tutmak ve motivasyonunuzu arttırmak istiyorsanız , hemen telefonunuza yükleyin derim.
Paylaş:

12 Nisan 2015

Nachnuch artık Krakow'da

Uzun süredir blogumu ihmal ettim. Bundan böyle yazmak için bol bol vaktim olacak :) Taşınma işini geride bıraktım. Oldukça sancılı bir süreçti benim için. tek bir şey kaldı geriye ,  kolilerimin bana ulaşmasını bekliyorum. Onlar geldiğinde herşey bitmiş olacak. Yeni bir Nachnuch dönemi de açılacak aslında. Bir çok proje var aklımda. Sanırım hayata geçirmek için çok uygun bir dönem içindeyim. Farklı çantalar denemek istiyorum.
Krakow'da yaşam nasıl diye sorarsanız, keşiflerime devam. Ne nerden alınır. Nerede ne var gibi :) kafamda bir çok soru dolaşıyorum sokaklarda. Krakow'da ki günlerimi yazmaya başladım. Umuyorum ki merak edenler için bir çok faydalı bilgi ile dolar yakında :) Günlük yaşamı ve hayatın akışını satırlarıma aktarmaya devam edeceğim. Eğer takip etmek isterseniz işte blog adresim : krakowguncesi



Paylaş:

7 Nisan 2015