31 Ocak 2015

Yeni bir hayat


Yedi yıllık bankacılık hayatımı iki satır ile sonlandırdım geçen hafta. İçim çok huzurlu . Yeni bir başlangıç için attığımız adımlardan biriydi bu. Eşim 6 ay önce yurtdışında bir firma ile görüşmeler yaptı ve herşey olumlu gelişti. O 3 aydır yeni hayatının keyfini çıkartıyor. Şimdi sıra bende :) 
Yurtdışında yaşama fikir aklımız bir köşesindeydi hep. Ülkenin mevcut durumu , yaşam standartları , çalışma koşulları .. Bunların hepsini düşündüğümüzde , biz burada ne yapıyoruz , ne yapacağız dedik hep. 
Şimdi benim için uzun , süprzlerle dolu bir hayat başlıyor. Biraz korkularım var tabi. Bambaşka bir hayat, yeni yerler , farklı kültürler, dilini bilmediğim insanlar. Zamanla herşeyine alışacağıma inanıyorum.
Her duyan arkadaşımın tepkisi de zaten sen buraların adamı değildi gitmeniz senin çok iyi olacak şeklinde. Bu süreçte daha fazla üretebileceğim için mutluyum. Çantalarıma zaman ayırabileceğim. Yapmayı istediğim bir çok proje var. Bir çoğunu hayata geçirebileceğim. Benim gibi yerinde uzun süre oturamayan biri için , 8 saat boyunca ekrana bakmak gerçekten işkence gibiydi. Şimdi uzun yürüyüşler yapabileceğim kocaman parkları olan bir şehire gidiyorum. 
Bu sıralar oldukça yoğunum. Fırsat buldukça tüm gelişmeleri yazmaya devam edeceğim. Benim için şans dileyin. Sevgiler ....


Paylaş:

2 Ocak 2015

İstanbul Temalı Tote Çanta






İşte İstanbul
yorgun şehir
işte canından bezmiş boğaz vapurları
kederli tramvaylar
ve Galata Köprüsü’nden
telaşlı insanlar geçmektedir
bir gizli sevinç mahzun gözbebeklerimde
eriyen bir sükun kaldırımlarda adım adım
işte İstanbul
İstanbul dedim de seni hatırladım.
Balıkçı tepsilerinde gümüş balıkları
tekir,barbunya,canım uskumru,levrek
işte İstanbul
kulaklarımda bir derin uğultu
hiç bitmeyecek
karşıda kızkulesi
gözleri yaşlı bir kadın gibi
ve minareler çaresizliğimizi haykırmakta Allah’a
caddelerinde başım dönüyordu
gecelerinde ağladım
İstanbul,o büyük şehir
o mahzun şehir
İstanbul dedim de seni hatırladım.
Boğaz içinden bir vapur geçer
benim aklımdan senin gözlerin geçiyordu
-Bebek, dediler indim
nereye baksam denizdi
mavi mavi bir hüzündü ayaklarımın altında
işte İstanbul
Haliç,
Çiçek Pasajı,
Beyoğlu…
Beyoğlu’nun daracık sokaklarında seni aradım.
İçim ürpertilerle dolu,amansız korkularla
İstanbul dedim de seni hatırladım.

Paylaş: