25 Mart 2014

17 Mart 2014

14 Mart 2014

Taksi kokusu

Çok şanslı olduğumu hiç bir zaman düşünmedim. Ama kursa başladığımdan beridir bahtsız bedevi'ye döndüm. Kurs çıkışı eve gitmek için taksi kullanıyorum. Bir ay oldu. Birtane kokusuz taksiye denk gelemedim. Öyle parfüm, kolanya koksalar gıkımı çıkarıp yazarmıyım hiç. Hepsi aynı aynı iğrenç kokuyor. Ter kokusu, sigara kokusu, nefes kokusu...
Bakalım şeytanın bacağını ne zaman kırıp adam akıllı bir taksiye denk geleceğim. 
Paylaş:

11 Mart 2014

Küpenin kolyeye dönüşümü

Baykuş sevenlerdenim ben. Neyini görsem alıyorum. Gecen hafta sonu süper bir şemsiye aldım. Neyse konu şemsiye değil. Hemen toparlıyorum.
Küpemi geçen sene almıştım. Ama uzun olduğu için çok fazla kullanamıyordum. Bende kolye yapma projesini hayata geçirdim.
İşte küpeden kolyeye dönüşüm.




Paylaş:

9 Mart 2014

İşte yeni kumaşlarımla diktiğim çantalar...

Bugün yine yağmur var Istanbul'da. Çarşambaya kadar böyle olacakmış. Soğuk ve yağmurlu. Hafta içi 3 akşam kursa gidiyorum. Hal böyle olunca sadece hafta sonu dikiş için zaman kalıyor. Dün aldığım kumaşları ile bugün bu cici şeyleri diktim.  Aslında daha fazla şey dikmek istiyorum. Ama dediğim gibi zamanı tutamıyorum. Hızla akıyor. Şimdi biraz ders çalışma zamanı. Öncesinde hemen bloğumda yeni dikişlerimi paylaşayım istedim.
Yorumlarınızı yazarsanız mutlu olurum.



Paylaş:

8 Mart 2014

Yağmur çamur demeden yapılan bir alışveriş...

Bugün Istanbul'da yağmur hiç durmadı. Yağmur çamur demeden gittim, yeni kumaşlarım ile eve döndüm.
Bu sefer istediğim tarzda kumaşlar bulduğum için mutluyum.
Bu kumaş çok enteresan ışığın geliş yönüne göre parlıyor. Üstünde kadın figürleri var. Clutch dikmek için ideal. Bir ara dikerim. 

Bu kuzular, kediler de çok şirin geldi gözüme. Ped çantası dikmek için aldım.
Bu kumaşlar makyaj çantası için.






Bu kumaş arkadaşımın annesine çanda olup, çok uzaklara gidecek.






Paylaş:

6 Mart 2014

Motor için ilk adımı attık

Geçen hafta sonu motor fuarındaydık. Almak istediğimiz motorları inceledik. Oralara kadar gitmişken  elimiz boş dönmedik. Motor montlarımızı aldık. Tam istediğim gibi bir mont buldum. Tam koruma ve üstümde kocaman durmuyor.
Şimdi sıra eşimin ehliyet almasında. Ben mi? Hahahaaaa benim A2 ehliyetim var ki.
Bu gidişle Nisan sonu motorumuzuda alırız. O zaman ver elini mahallenin ara sokakları. 1-2ay sonra da artık şehir içinde gezintilere başlayabiliriz. Uzun yıllardır hayalini kurduğum motor sevdama sonunda kavuşacak olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sonra ki hayal ne mi? Motor ile yurtdışı seyahati. Umarım 2 yıla kalmaz bloğumda , motorla yaptığım gezileri sizinle paylaşıyor olurum.
Siyah olan benim montum.



Paylaş: