26 Mayıs 2013

Bali masajı

Bugün sabah erkenden masaja gittik. Uzun zamandır denemek istiyordum. Çok gıdıklanan biriyimdir. Masaj yaptıramam diye düşünüyordum. Yanıldığımı anladım. Hiç gıdıklanmadım. Yakala.co dan fırsat kuponu almıştım. Çok memnun kaldım. 50 dk masajdan sonra hamam sefasıda yaptık. Artık günün geri kalan kısmını nasıl relaks geçirdiğimi tahmin edin.  En kısa sürede tekrarları gelecek. Sevdim ben bu bali masaj işini:)))
Paylaş:

23 Mayıs 2013

17 Mayıs 2013

Muz-ilaç-ıhlamur üçlüsü

Dün bir anda ateşlendim. Kendimi berbat hissediyorum. İş yerinde devamlı minoset içip ateşimi düşürmeye çalıştım. Ama nafile.... Akşam eve geldiğimde ateşim 38.1 çıktı. Apartopar acile gittik. Acile gidene kadar ateşim 38.9 oldu. Hemen ateş düşürücü iğne yaptılar. Allah'tan bu sefer çok inatçı olmayan ateşim düşmeye başladı.
 Hastalanmaya başlayınca aklıma gelen tek şey muz. Evet çok garip ama, canım deli gibi muz çekiyorsa hastalık yanı başımda demektir. Nitekim iki gündür muz yiyip duruyorum. Çocukluğumdan beri bu böyle.
İlaç içmekten nefret ederim. En son çare olarak ilaca başvururum.
İhlamur ise en sevdiğim içeçek:)) dünden beri tek içtiğim şey o. Bugün rapor aldım. Dinleniyorum. Şu ana kadar ateşim çıkmadı. Umarım çıkmaz.
Paylaş:

13 Mayıs 2013

Beyrut Gezi Notları 1. kısım

Çok büyük heveslerle gittiğim Beyrut'tan pek haz alamadım. Bu nedenlere içimden bir şeyler yazmak gelmiyor. Bol resim az yazılı bir post olsun istedim. İlk gün Hamra caddesinden yürüyerek kornişe gittik. Meşhur güvercin kayalıklarını gördük. Her turist gibi önünde poz verdik.

Az ilerisinde oturup dinlenebileceğimiz çay bahçesine benzer mekanlar vardı. Bizde böyle turistlik bir yer olsa hemen sağına soluna güzel mekanlar açarlar. Adamların umurunda değil gibiler.


 Biraz soluklandıktan sonra caddelerinde, sokaklarında turlamaya başladık. Gezdikçe sinirim bozuldu diyebilirim. Her yer iğrenç kokuyor. Şehirde genel bir pislik hakim.  Bazı binalarda halen savaşın izlerini görmek mümkün. Ama aradan geçen onca yıla rağmen kendilerini düzeltmek için bir çaba sarf etmemişler gibi.



Trafik çok kötü.İstanbul trafiğini bunun yanında süper kalıyor. Kimsede kırmızı ışık kavramı yok. Herkes her yerden fırlıyor. Sağlı sollu. Çok şaşırdım. Yaya olarak size yeşil yansa bile vızır vızır geçen arabaların arasından yol bulmak zorunda kalıyorsunuz.
İşin en güzel kısmı sadece yemekleriydi. 3 gün boyunca çok güzel mezeler ve yemekler yedik. Yiğidi öldürürüm ama  hakkını yemem.
Tüm bloglar da gece hayatı süper diye okuyordum. Ya bizim gece hayatı kavramınız farklı, ya da yazan arkadaşlar taksimden bir haberler.
Akşam için kendimize bir ziyafet çekelim dedik. Salaş bir yere kendimiz attık. Aslında Onur tabelasını görünce ben bunu okumuştum, bilindik bir yer dedi. İçeri girdiğimizde bizi çok sıcak karşılayan bir bey vardı.
Vedat Milor'ün çekim yaptığı Le Chef restaurantmış. Servis yapan bey bizim Türk olduğumuzu öğrenince bize Türkçe açıklamaları olan menü bile getirdi.
İşte Arakla tanışmamız bura da oldu. Süper bir tadı var. Ben rakının tadını çok severim. Tadı bizim rakı ile aynı tek farkı boğazınızı yakmadığı için ne kadar içtiğinizi anlamıyorsunuz. İçimi çok kolay.
Le Chef meze konusunda inanılmazdı. 3 gün boyunca tattığım en iyi mezelerin sahibi kendisi.



 Humus

 Arak

 Fava

Kebap
Paylaş:

Bir DIY Projesi- Eski terliğe yeni hayat

Bazı eşyalar vardır. Eskidiğini bir türlü kabullenip gözden çıkartamazsınız. İşte bu terlik benim için öyle. Bir türlü atmaya kıyamıyorum. Eskiden bandında metal yuvarlaklar vardı. Zamanla paslandı. Bende söktüm. Tabi delik delik kaldı. Geçen gün tuhafiyede bu düğmeleri gördüm. Hemen aklıma terliklerim geldi. İyi ki de gelmiş. Sonuçtan çok memnun kaldım. Bakalım siz beğenecek misiniz?









Paylaş:

Siyah Beyaz Çanta Dikimi

Yeni bir model denedim bu sefer. Dikimi diğer çantaya göre daha uğraştırıcı. Tabanının sert durması için destek malzemesi kullandım.Çok sevdiğim bir model. İç hacmi oldukça geniş. İç cebi bu sefer fermuarlı yaptım. Daha kullanışlı oluyor. Birde evde güzelce fotoğraflayacak yer bulabilirsem çok iyi olacak. Hiç içime sinmiyor çektiğim fotolar.













Paylaş:

5 Mayıs 2013

Karınca Beyrut'tan bildiriyor.

Bu gün Beyrut'ta 2. gün. Dün Hamra'da gezdik.  Güvercin kayaların görmeye gittik. Güzel mezeleri ve kebaplarin tadına baktık. Anlatılacak çok şey var. Dönünce fotoğraflar ile post hazırlarim. Şimdilik Beyrut'tan sevgiler diyorum. Bu arada bilet alıp gelmeyi düşünenler için söyleyeyim 2 gün burası için ideal. Fazlası sıkıcı olabilir.
Paylaş:

1 Mayıs 2013

1 Mayıs

Tüm emekcilerin günü bu. Bugün alışveriş yaparken, bir yerde birşeyler atıştırırken emeği geçenleri unutmayın. Keşke tüm haklarımızı alabildiğimz bir memekette yaşayabilsek. Buralarda yaşamak için  daha çok çaba sarfediyoruz. Oysa ki bu dünyaya bir kere geliyoruz. Kimse bunun farkında değil sanırım. İş verenler sömürmeye, biz ise sömürülmeye mi alıştık? Birilerinin ego tatmini diğerlerinin özgürlüğünü kısıtlıyor. Çok acı verici çok.
Paylaş: